İçsel karanlık, insanın kaçtığı değil, aslında en çok kendine yaklaştığı yerdir. Bastırdığımız korkular, görmezden geldiğimiz öfke ve sakladığımız yaralar… hepsi birer gölge gibi içimizde sessizce bekler. Onlardan kaçtıkça büyürler, yüzleştikçe çözülürler. Karanlığa bakmak cesaret ister; çünkü orada kusursuz değil, gerçek hâlimizle karşılaşırız. Ama tam da o anda dönüşüm başlar. Çünkü insan, ışığını ancak gölgesini kabul ettiğinde yakar.